4857 SAYILI İŞ KANUNU’NA GÖRE YILLIK İZİN HAKKI

İş sözleşmesi; bir tarafın (işçi) bağımlı olarak iş görmeyi, diğer tarafın (işveren) da ücret ödemeyi üstlenmesiyle oluşan sözleşmedir. Tanımdan anlaşılacağı üzere işçinin iş görme borcu yanında, ücret alacağı da bulunmaktadır. Nitekim işçiye ücret alacağıyla beraber, 4857 sayılı kanunla birçok hak ve alacak tanınmıştır. Bu haklardan biri de kuşkusuz yıllık izin hakkıdır. Bu hak Anayasa’nın 50.maddesinde de açıkça ifade edilmektedir. Anayasa’nın 50.maddesinin 2. ve 3. fıkralarında ” Dinlenmek çalışanların hakkıdır. Ücretli hafta ve bayram tatili ile yıllık ücretli izin hakları ve şartları kanunla düzenlenir.” hükmü yer almaktadır. Yıllık izin hakkının Anayasa’da düzenlenmesi, bu hakkın vazgeçilemez bir temel hak niteliğinde olduğunun göstergesidir.

İş Kanunu’nun yıllık ücretli izin hakkı ve izin süreleri başlıklı 53.maddesinde: ” İşyerinde işe başladığı günden itibaren, deneme süresi de içinde olmak üzere, en az bir yıl çalışmış olan işçilere yıllık ücretli izin verilir.Yıllık ücretli izin hakkından vazgeçilemez. Niteliklerinden ötürü bir yıldan az süren mevsimlik veya kampanya işlerinde çalışanlara bu Kanunun yıllık ücretli izinlere ilişkin hükümleri uygulanmaz.

İşçilere verilecek yıllık ücretli izin süresi, hizmet süresi;

  1. a) Bir yıldan beş yıla kadar (beş yıl dahil) olanlara on dört günden,
  2. b) Beş yıldan fazla on beş yıldan az olanlara yirmi günden,
  3. c) On beş yıl (dahil) ve daha fazla olanlara yirmi altı günden az olamaz.

Yer altı işlerinde çalışan işçilerin yıllık ücretli izin süreleri dörder gün artırılarak uygulanır.

Ancak on sekiz ve daha küçük yaştaki işçilerle elli ve daha yukarı yaştaki işçilere verilecek yıllık ücretli izin süresi yirmi günden az olamaz.

Yıllık izin süreleri iş sözleşmeleri ve toplu iş sözleşmeleri ile artırılabilir.” hükmü yer alır.

İş Kanunu’nun 53 ve devamı maddelerine baktığımızda ana ilke olarak yıllık ücretli izin sürelerinin işveren tarafından bölünemeyeceği ve bu sürelerin sürekli şekilde kullanılması gerektiği öngörülmüştür. Ancak tarafların anlaşması halinde izin süreleri, bir bölümü on günden aşağı olmamak üzere bölümler halinde kullanılabilir.Yine 56.maddeye göre “İşveren tarafından yıl içinde verilmiş bulunan diğer ücretli ve ücretsiz izinler veya dinlenme ve hastalık izinleri yıllık izne mahsup edilemez. Yıllık ücretli izin günlerinin hesabında izin süresine rastlayan ulusal bayram, hafta tatili ve genel tatil günleri izin süresinden sayılmaz.Yıllık ücretli izinleri işyerinin kurulu bulunduğu yerden başka bir yerde geçirecek olanlara istemde bulunmaları ve bu hususu belgelemeleri koşulu ile gidiş ve dönüşlerinde yolda geçecek süreleri karşılamak üzere işveren toplam dört güne kadar ücretsiz izin vermek zorundadır. İşveren, işyerinde çalışan işçilerin yıllık ücretli izinlerini gösterir izin kayıt belgesi tutmak zorundadır.”

Yıllık ücretli izin hakkı; işçilerin, bedensel ve ruhsal sağlıklarının korunması, motivasyonlarının artması ve böylece çalıştıkları yerlerde iş verimliliğin artması için son derece önemlidir. Bu öneminin yanında yıllık ücretli izin hakkının hesaplanması son derece detaylı ve geniş bir konudur. İşçinin, hakkı olanı alabilmesi için bu konuda  hukuki yardım alması gerekebilir. Detaylı bilgi ve hukuki yardım için ofisimizle iletişime geçebilirsiniz.

Yorum yapın