Açığa imza atan sonucuna katlanır.

/, Bakırköy Avukat, İstanbul Avukat, Makaleler/Açığa imza atan sonucuna katlanır.

Açığa imza atan sonucuna katlanır.

Yargıtay, açığa imza atanlarla ilgili çok önemli bir karar verdi.

Açığa imza atanın hukuki durumu nedir ?

Açığa atılan imzada ıspat yükü kimdedir ?

Açığa imzada ıspat nasıl yapılır ?

YARGITAY HUKUK GENEL KURULU tarafından 18.4.2018 tarihinde verilen kararda açığa imzanın hukuki sonuçları ile ilgili tüm tartışmalara nokta koydu. Bu yıl nisan 2018 yılında verilen Hukuk Genel Kurulu kararında açığa imza ile ilgili şöyle denildi:

“Somut uyuşmazlıkta davalı açığa attığı imzanın kötüye kullanıldığı savunmasını ispata yeter güçte belge sunamamıştır. Yargıtay’ın yerleşik içtihatları gereğince açığa imza atan sonucuna katlanır. Belgenin anlaşmaya aykırı doldurulduğu hususunun davalı tarafından aynı kuvvetteki delillerle ispatı gerekir. Davalı, dosya kapsamındaki delillerle iddiasını ispatlayamamıştır. Öyle olunca mahkemece, varsa davalıya yemin delili hatırlatılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yanlış değerlendirme ile ispat külfeti ters çevrilerek davanın reddi kararının bozulmasına direnilmesi bozma nedenidir.”

YARGITAY HUKUK GENEL KURULU Kararına göre ıspat yükü nedir ? Ispatın hukuki niteliği nedir ? 

Karar tüm mahkemeler için emsal içtihat niteliği taşıyor. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararda ayrıca ıspat ile ilgili önemli tespitlere yer verildi. Ispat hukuku ile ilgili olarak kararda şöyle denildi:

“Uyuşmazlığın çözümünde ispat ve ispat yükü kavramlarının kısaca açıklanması yerinde olacaktır.

İspat; davaya konu yapılan hakkın gerçekten var olup olmadığının anlaşılması, maddî hukukun o hakkın doğumunu veya sona ermesini kendisine bağladığı vakıaların doğru olup olmadığının tespit edilmesi sonucunda mümkün olur. İşte davaya konu hakkın ve buna karşı yapılan savunmanın dayandığı vakıaların var olup olmadıkları hakkında mahkemeye kanaat verilmesi işlemidir ( Kuru, B.: Hukuk Muhakemeleri Usulü, İstanbul 2001,6. b., 2.c., s. 1966 ).

Hâkim, davada hangi çekişmeli vakıanın ispat edilmesi gerektiğini tespit ettikten sonra bu vakıaların kimin tarafından ispat edilmesi sorusu ile karşılaşır; buna da ispat yükü denir.

İspat yükü, hayatın olağan akışına aykırı iddia ve savunmada bulunana düşer ve yeri gelmişken belirtmek gerekir ki; kendisine ispat yükü düşen taraf için bu bir yükümlülük ( mükellefiyet ) değil, sadece bir yüktür ( külfettir ). Zira taraf kendisi tarafından ispatı gereken bir vakıayı ispat edemezse, karşı taraf ( ve mahkeme ) onu mutlaka ispat etmesini isteyemez ( yükümlülük ). Bilâkis, kendisine ispat yükü düşen taraf, o vakıayı ispat edememiş sayılır; mesela, kendisine ispat yükü düşen ve fakat bunu yerine getiremeyen taraf davacı ise, davasını ispat edememiş sayılır ve dava bu sebeple reddedilir ( Kuru, s.1972 ).”

HUKUK GENEL KURULU E. 2017/13-619, K. 2018/919, T. 18.4.2018

Kaynak: Kazancı.com içtihat bilgi bankası

About the Author:

Siz de fikrinizi belirtin